1990’ların başına gelindiğinde, küresel gitar müziği haritasına tek bir merkez ve o merkezin öfkesi hakimdi: Amerika Birleşik Devletleri, Seattle. Nirvana, Pearl Jam, Soundgarden ve Alice in Chains gibi grupların öncülük ettiği grunge akımı, kirli distorsiyonlu gitarları, depresif, nihilist ve içe dönük sözleriyle dünyayı kasıp kavuruyordu. Gençlik, flanel gömlekler içinde, eski yırtık kotlarla sahnede acı çeken müzisyenleri izliyordu.

Ancak Atlantik Okyanusu’nun diğer tarafında, Birleşik Krallık’ta bu kasvetli, ağır ve Amerikan patentli müzikal istilaya karşı içten içe devasa bir kültürel başkaldırı filizleniyordu. İngiliz gençliği, Amerika’nın depresyonunu ithal etmekten sıkılmıştı; kendi sokaklarını, kendi mekanlarını, futbol kültürlerini, işçi sınıfı gururlarını ve en önemlisi 1960’ların o melodik, iyimser Beatles estetiğini özlüyordu.

İşte bu kültürel reaksiyondan, yağmurlu adanın sokaklarında müzik tarihinin en renkli, en küstah, en melodik ve en haris dönemlerinden biri doğdu: Britpop. Britpop, sadece bir müzik türü değil; sinemadan modaya, politikadan yaşam tarzına kadar uzanan ve Birleşik Krallık’ı yeniden dünyanın kültürel merkezi haline getiren devasa bir “Cool Britannia” hareketinin lokomotifiydi.

Britpop (1st Wave)

doremusic olarak hazırladığımız bu detaylı yazıda, Britpop dalgasının nasıl yükseldiğini, adayı ikiye bölen efsanevi grup savaşlarını, akımın en önemli temsilcilerini inceleyecek ve doremusic ürün yelpazesinde yer alan kült enstrümanlar üzerinden bu retro İngiliz sound’unu stüdyomuzda nasıl yeniden inşa edeceğimizi masaya yatıracağız.

1. Grunge’a Karşı Bir Başkaldırı: Britpop Nedir ve Nasıl Doğdu?

Britpop, kelime anlamıyla “British Pop” (İngiliz Popu) ifadesinin kısaltması olsa da aslında tamamen köklü bir rock ve indie geleneğinin modern aranjmanlarla paketlenmiş haliydi. Bu hareketin temel genetik kodları; The Beatles’ın melodik dehası, The Kinks’in İngiliz toplumunu iğneleyen taşlamaları, The Who’nun yırtıcı mod (mod culture) enerjisi ve 80’lerin sonunda The Smiths ile Stone Roses’ın inşa ettiği indie gitar sound’una dayanıyordu.

Better Men: Why the grunge gods beat the Britpop casualties, 30 years on |  The Independent

Britpop’u Amerikan grunge müzik akımından ayıran en keskin çizgi tutum ve melodiydi. Grunge ne kadar depresif, karanlık ve hayata karşı teslimiyetçiyse; Britpop o kadar özgüvenli, melodik, renkli, pop tınılarına açık ve “biz buradayız ve dünyayı fethedeceğiz” diyen küstah bir iyimserliğe sahipti. 1994 yılına gelindiğinde, Kurt Cobain’in trajik vedasıyla grunge dönemi kapanırken, Britpop adanın sınırlarını aşarak küresel bir fenomene dönüşmek için kapıları sonuna kadar aralamıştı.

2. Britpop Akımına Yön Veren 5 Büyük Temsilci

Britpop sahnesi tek bir sound’a sıkışmamış, işçi sınıfının marşlarından sanat okulu entelektüellerinin pop sound’una kadar çok geniş bir yelpazede ikonik temsilciler yetiştirmiştir. İşte akımın kaderini belirleyen 5 büyük anıtsal grup:

I. Oasis

Review: Oasis' 'Be Here Now 25th Anniversary'

Manchester işçi sınıfının bağrından kopup gelen Gallagher kardeşlerin (Noel ve Liam) grubu Oasis, Britpop’u stadyumlara taşıyan, akımın en büyük ve en cüretkar temsilcisidir. 1994 tarihli Definitely Maybe ve 1995 tarihli (What’s the Story) Morning Glory? albümleriyle sadece müzik listelerini değil, İngiliz popüler kültürünün tamamını domine ettiler.

  • Müzikal Karakteri: Oasis sound’u; The Beatles melodilerinin, The Stone Roses’ın hırslı indie-rock yırtıcılığı ve devasa duvarlar oluşturan elektro gitar amfi distorsiyonlarıyla birleşimiydi. Noel Gallagher’ın dahi, basit ama insanı can evinden vuran şarkı yazarlığı ile Liam Gallagher’ın mikrofon başındaki o kışkırtıcı, meydan okuyan duruşu, grubu çalışan kesimin sesi yaptı. “Wonderwall”, “Don’t Look Back in Anger” ve “Live Forever” gibi şarkılar, sadece birer hit değil, tüm bir jenerasyonun milli marşları haline geldi.

II. Blur

#TBT: Blur

Oasis ne kadar Manchester sokaklarının, futbol holiganlarının ve işçi sınıfının sesiyse; Blur o kadar Londra sanat okullarının, orta sınıf entelektüalizminin ve deneyselliğin temsilcisiydi. Damon Albarn ve Graham Coxon liderliğindeki grup, Britpop’un sanatsal ve felsefi derinliğini inşa etti.

  • Müzikal Karakteri: Parklife ve The Great Escape albümleriyle İngiliz toplumunun günlük yaşamını, banliyö hikayelerini harika bir ironiyle ve pop-art estetiğiyle ele aldılar. Graham Coxon’ın yaratıcı, indie ve açısal gitar rifleri, Damon Albarn’ın punk-pop vokalleriyle buluştuğunda ortaya “Girls & Boys”, “Country House” ve Amerikan grunge akımıyla dalga geçmek için yazdıkları ama küresel bir marşa dönüşen “Song 2” gibi zamansız yapıtlar çıktı.

III. Pulp

Pulp Celebrated In New Episode Of The Rise And Fall Of Britpop Podcast

Şefkatli, entelektüel, tiyatral ve kesinlikle sıra dışı… Jarvis Cocker liderliğindeki Pulp, Britpop’un en karakteristik ve en edebi gruplarından biridir. Yıllarca yeraltı sahnesinde mücadele ettikten sonra 1995 tarihli Different Class albümüyle ana akımın zirvesine yerleştiler.

  • Müzikal Karakteri: Pulp, gitar müziğinin içine 80’lerin synth-pop estetiğini ve disko ritimlerini entegre ederek çok farklı bir dans edilebilir indie tarzı yarattı. Jarvis Cocker’ın İngiliz sınıf sistemini  ve kenar mahalle ilişkilerini bir kara mizah yazarı gibi ele aldığı şarkı sözleri, özellikle “Common People” parçasıyla kültleşti. Şarkı, zengin elitlerin işçi sınıfı gibi yaşamaya özenmesiyle dalga geçen, dönemin en zeki sosyolojik manifestosu oldu.

IV. Suede

Suede - Vikipedi

Birçok müzik eleştirmenine göre Britpop’u başlatan ilk kıvılcım, Suede grubunun 1993 yılında kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini çıkarmasıyla çakılmıştır. Brett Anderson ve Bernard Butler ortaklığından doğan Suede, Britpop’a glam rock estetiğini, dramayı ve androjen bir seksapeli getirdi.

  • Müzikal Karakteri: David Bowie ve The Smiths mirasından beslenen grup, karanlık Londra gecelerini, banliyölerdeki sıkışmışlığı ve romantik melankoliyi şarkılarına taşıdı. Bernard Butler’ın yırtıcı, blues etkileşimli ama son derece melodik gitar soloları ile Brett Anderson’ın teatral, dramatik vokal performansı, “Animal Nitrate” ve “The Beautiful Ones” gibi şarkılarda vücut bularak akımın en sanatsal köşesini oluşturdu.

V. Elastica

Legendary 1990s Britpop band Elastica isn't about to reform as originally  speculated

Britpop genellikle erkek egemen ve maskülen (lad-culture) bir hareket olarak algılansa da sahnenin en cool, en hızlı ve en keskin duruşlarından biri kadın vokalist Justine Frischmann liderliğindeki Elastica’ya aitti.

  • Müzikal Karakteri: 1995 yılında yayınlanan kendi adlarını taşıyan ilk albümleri, İngiltere listelerine 1 numaradan girerek tarihi bir satış rekoru kırdı. 1970’lerin sonundaki post-punk ve wave akımlarından (Wire, The Stranglers) beslenen grup; kısa, hızlı, agresif ve melodik punk-rock şarkılarıyla Britpop’a harika bir asi enerji aşıladı. “Connection” ve “Stutter” gibi hit parçalar, sade gitar riflerinin ve minimalist davul yürüyüşlerinin pop listelerini nasıl darmadağın edebileceğini herkese gösterdi.

3. Tarihin En Büyük Müzikal Düellosu: Blur vs. Oasis (14 Ağustos 1995)

90'ların En Büyük Çekişmesi: Blur, Oasis'e Karşı

Britpop kültürü dendiğinde, müzik tarihine “The Battle of Britpop” (Britpop Savaşı) olarak geçen o meşhur medyatik ve müzikal savaştan bahsetmemek imkansızdır. 1995 yazında, Blur ve Oasis arasındaki rekabet o kadar kızışmıştı ki iki grubun plak şirketleri radikal ve tarihi bir karar alarak iki büyük hit şarkıyı aynı gün piyasaya sürdü.

The battle that rocked the nation! Blur vs Oasis

14 Ağustos 1995 günü, Blur “Country House” single’ını, Oasis ise “Roll With It” single’ını yayınladı. İngiliz medyası bu oları tıpkı bir ağır sıklet boks maçı gibi manşetlere taşıdı: “Güneyin Sanat Okullu Çocukları, Kuzeyin İşçi Sınıfı Delikanlılarına Karşı”.

O hafta Blur, 274.000 satış rakamına ulaşarak Oasis’in 216.000’lik satışını geride bıraktı ve savaşı kağıt üzerinde kazandı. Ancak uzun vadede Oasis, stadyum konserleri ve albüm satışlarıyla küresel çapta çok daha devasa bir fenomene dönüşerek Britpop’un mutlak kralı olduğunu ilan etti. Bu rekabet, müzik endüstrisinde şarkıların ve grupların popüler kültür algısını nasıl devasa bir toplumsal hisse dönüştürebileceğinin en büyük kanıtı oldu.

4. Retro İngiliz Sound’unu İnşa Etmek: Ekipman ve Ton Analizi

Britpop’un o karakteristik işitsel dokusu; 1960’ların vintage yarı-akustik (semi-hollow) gitar tınılarının, akustik ritim duvarlarının ve güçlü, stabil, tıkır tıkır işleyen organik davul ritimlerinin bir araya gelmesiyle hayat bulur. Eğer stüdyonuzda veya sahnenizde o meşhur Manchester ve Londra barlarının sıcak, hırslı ve enerjik retro tınılarını yeniden üretmek istiyorsanız, doğru karakterdeki klasik enstrümanları seçmeniz gerekir.

doremusic ürün yelpazesinde yer alan, bu efsanevi dönemin ruhunu ve donanım mimarisini tam kalbinden yakalayan üç özel ekipmanı detaylıca inceleyelim.

Epiphone Noel Gallagher Riviera Elektro Gitar (Dark Wine Red)

Britpop sound’u demek, Noel Gallagher’ın elindeki o şık, büyük gövdeli, içi yarı dolu (semi-hollowbody) vintage gitarlardan yükselen akor duvarları demektir. Epiphone Noel Gallagher Riviera, bizzat Oasis efsanesinin 90’lardaki o imza tonlarını ve duruşunu modern müzisyenlerin parmaklarının ucuna getiren tam bir dönem enstrümanıdır.

Teknik Analiz ve Dönem Tonu Kapasitesi

Riviera modeli, akçaağaç (maple) gövdesi ve sapı ile sese inanılmaz bir parlaklık, netlik ve yüksek bir sustain (sesin uzaması) kazandırır. Gitarın gövdesinin içinde yer alan masif merkez bloğu (center block), yüksek sesli amfi kullanımlarında yarı-akustik gitarların en büyük düşmanı olan yapay uğultuları (feedback) tamamen engeller. Üzerindeki Alnico Classic PRO™ humbucker manyetikler, 60’ların o tatlı, sıcak ve hafif kirli (crunch) İngiliz amfi tonlarını kusursuzca taklit eder. Dark Wine Red (Koyu Şarap Kırmızısı) cilası ve sap üzerindeki tarihi Epiphone logosu ile bu gitar, görsel olarak da 90’lar estetiğinin zirvesidir.

Britpop Prodüksiyonundaki Rolü

  • Oasis Tarzı Duvar Rifleri: “Don’t Look Back in Anger” veya “Supersonic” şarkılarındaki o odayı kaplayan, hem çok net duyulan hem de overdrive ile yırtılan ritim ve solo hatlarını yazmak için bu gitar biçilmiş kaftandır. Manyetik seçimini orta pozisyona getirip amfinizin gain (kazanç) ayarını hafifçe kabarttığınızda, tam anlamıyla 1995 Knebworth stadyum konserindeki o cüretkar ve zengin İngiliz sound’unu yakalarsınız.

Gibson Acoustic Hummingbird Standard Elektro Akustik Gitar (Vintage Sunburst)

Britpop sadece gürültülü elektro gitarlardan ibaret değildi; akımın en büyük hitleri, stadyumları ağlatan en melankolik marşları her zaman akustik gitarın o sıcak gövde tınısı üzerine inşa edilirdi. Noel Gallagher da tüm büyük şarkılarını önce akustik gitarıyla yazar, ardından stüdyoda kaydederdi. Gibson Acoustic Hummingbird Standard, doremusic güvencesiyle bu akustik gövde ihtiyacını en asil şekilde karşılar.

Teknik Analiz ve Tonal Dengesi

Hummingbird, “Square Shoulder” dreadnought gövde mimarisi sayesinde, akorları sertçe vurduğunuzda (strumming) muazzam bir bas ve mid cevabı verir. Masif Sitka ladini ön kapak ve masif maun arka/yan ağaç kombinasyonu, enstrümana hem geniş bir dinamik aralık hem de vokalin frekanslarını asla ezmeyen çok dengeli bir akustik alan kazandırır. LR Baggs VTC pikap sistemi, sahne performanslarında gitarın doğal ahşap rezonansını yapaylaştırmadan doğrudan miksere aktarır.

Britpop Prodüksiyonundaki Rolü

  • Akor İskeletinin Kurulması: “Wonderwall” parçasının girişindeki o tüm dünyanın bildiği efsanevi akustik gitar ritmini düşünün. Hummingbird’ün geniş gövdesi, tam olarak o şarkıda aranan, ritim çalarken tiz tellerin tane tane parladığı, bas tellerin ise alttan sıcak bir halı gibi serildiği o görkemli akustik iskeleti tek başına kurmayı başarır.

Yamaha Live Custom Hybrid Oak Fusion 20 Akustik Davul (Charcoal Sunburst)

Yamaha Live Custom Hybrid Oak Fusion 20" Akustik Davul (Charcoal Sunburst), Fotoğraf: 1/1

Britpop’un o enerjik, yürüyen, dans edilebilir ritim altyapılarını ve stadyumları dolduran o hırslı davul tonlarını yakalamak için davul setinin hem çok güçlü bir projeksiyona (ses patlamasına) hem de net bir ton odağına sahip olması gerekir. Yamaha Live Custom Hybrid Oak, meşe ağacının sarsılmaz gücünü modern hibrit teknolojiyle buluşturarak tam bir stüdyo ve sahne canavarına dönüşüyor.

Teknik Analiz ve Gövde Mühendisliği

Bu davul setinin en büyük sırrı gövde katmanlarında saklıdır. Yamaha mühendisleri, yüksek yoğunluklu ve çok güçlü bas frekansları üreten meşe (oak) ağacı katmanlarının merkezine fenolik (phenolic) bir katman yerleştirmiştir. Bu hibrit yapı, davula vurduğunuz anda sesin inanılmaz derecede güçlü, net ve kısa sürede sönümlenen (punchy) bir karaktere sahip olmasını sağlar. İç kısımdaki mutlak denge ağırlıkları (bass drum weights) ise özellikle kick vuruşlarının göğüs kafesini doğrudan sarsacak kadar derin tınlamasına imkan tanır. Charcoal Sunburst cilası ise sahne ışıkları altında harika bir vintage görsel duruş sergiler.

Britpop Prodüksiyonundaki Rolü

  • Stabil ve Güçlü Groove: Blur’ün “Song 2” parçası ya da Pulp’ın “Common People” şarkısındaki o hiç durmayan, tıkır tıkır işleyen, bas gitarla kusursuzca kilitlenen dinamik ritimleri kaydetmek için Live Custom Hybrid Oak biçilmiş kaftandır. Meşe gövdenin sunduğu yüksek ses hacmi (volume) ve net odak, miks aşamasında davulunuzun o yoğun elektro gitar duvarlarının arasından hiçbir frekans kaybı yaşamadan, kristal netliğinde sıyrılmasını sağlar.

5. Donanım ve Karakter Karşılaştırma Matrisi

Britpop projenizde hangi enstrümanın hangi işitsel ve yapısal görevi üstleneceğini tek bir tabloda özetleyelim:

Ürün ModeliDonanım ve Ağaç AnatomisiBritpop Sound’undaki Ana GöreviKült Grup Karakteristiğindeki Karşılığı
Epiphone Noel Gallagher RivieraYarı-Akustik / Akçaağaç / Alnico Classic PROKirli (crunch) ritim duvarları, vintage melodik sololarOasis (Noel Gallagher’ın imza stadyum tonları)
Gibson Hummingbird StandardDreadnought / Masif Sitka Ladini & MaunŞarkıların temel akustik omurgası, zengin akorlarBlur & Oasis (Wonderwall ve Country House’ın sıcak akustik temelleri)
Yamaha Live Custom Hybrid OakHibrit Meşe & Fenolik / Ağırlaştırılmış KickGüçlü, punchy, stadyum tipi bas ve ritim yürüyüşleriBlur & Pulp (Şarkıyı ayakta tutan o hiç durmayan dinamik dans groove’u)

6. Adım Adım Evinizde veya Stüdyonuzda Bir Britpop Sahnesi Kurgulamak

Ekipmanlarınızı kurduktan sonra, 90’ların o popüler ve hırslı İngiliz sound’unu kendi aranjmanlarınıza yansıtmak için şu kronolojik prodüksiyon adımlarını izleyebilirsiniz:

Adım 1: Temeli Güçlü ve Odaklı Bir Ritimle Atın (Yamaha Live Custom)

DAW programınızda tempoyu klasik bir Britpop hızı olan 105 ile 120 BPM arasına ayarlayın. Yamaha Live Custom Hybrid Oak davul setinizin başına geçin. Parçanın temelini oluşturacak, abartıdan uzak, stabil ama çok güçlü bir rock-groove kaydedin. Meşe gövdenin sunduğu o doğal punchy karakter, sonraki aşamalarda ekleyeceğimiz yoğun gitar katmanları için stüdyoda muazzam netlikte bir zemin hazırlayacaktır.

Adım 2: Şarkının Ruhunu Akustikle Sıcaklaştırın (Gibson Hummingbird)

Davul ritminin üzerine, şarkının duygusal ve melodik iskeletini inşa etmek için Gibson Hummingbird Standard akustik gitarınızı kullanın. Şarkının akor geçişlerini tam boy perdelerde, ritmi hiç düşürmeden sert tuşe oyunlarıyla kaydedin. Ladin ve maun ağaçlarının mikste oluşturacağı o tatlı frekans dengesi, vokal kanalınız için harika bir yuva görevi görecektir.

Adım 3: Gitarları Yarı-Akustik Karakterle Patlatın (Epiphone Noel Gallagher Riviera)

Şarkının nakarat (chorus) anı geldiğinde veya giriş rifini kurgularken Epiphone Noel Gallagher Riviera elektro gitarınızı devreye sokun. Gitarınızı vintage karakterli bir İngiliz amfi simülasyonuna bağlayın, gain ayarını hafif kirli (crunch) seviyeye getirin. Alnico Classic PRO manyetiklerin ürettiği o dolgun, geniş ve harmonik açıdan zengin tınıları Hummingbird akustik gitarınızın sağ ve sol kanallarına (panning) dubleleyerek yerleştirin. Sonuç; bilgisayar yazılımlarının yapaylığından tamamen uzak, 90’ların o marş niteliğindeki asi ve melodik Britpop sound’unun ta kendisi olacaktır.

Britpop’un Zamansız Mirası

1990’ların sonunda Britpop, grupların kendi içindeki kavgaları, aşırı dozda şöhret tüketimi ve müzikal doygunluk nedeniyle yerini daha melankolik post-Britpop akımlarına (Coldplay, Travis, Keane) bırakarak resmi olarak sona erdi. Ancak o harika 5-6 yıl boyunca üretilen müzikal külliyat, popüler kültür tarihini sonsuza dek değiştirdi. Britpop; gitar müziğinin pop listelerinde nasıl en tepeye oynayabileceğini, işçi sınıfı hikayelerinin nasıl milyarlarca insan tarafından hep bir ağızdan söylenebileceğini tüm dünyaya gösterdi.

A beginner's guide to Britpop: five classic albums that defined the indie  phenomenon. | Louder

Müzik yapmak, sadece doğru notalara basmak değil; bir dönemin ruhunu, o sokakların kokusunu ve yaşanmışlıklarını enstrümanınız aracılığıyla dünyaya haykırmaktır. İster Epiphone Riviera’nın tellerinde Noel Gallagher’ın küstah sololarını canlandırın, ister Gibson Hummingbird’ün gövdesinde melankolik bir akustik şarkı mırıldanın, ya da Yamaha davulunuzun meşe gövdesinde stadyumları sallayacak bir ritim tutun; o yağmurlu adanın asi, melodik ve gururlu ruhu her zaman parmaklarınızın ucunda yaşamaya devam edecek.

Buraya tıklayarak doremusic’in ürün yelpazesini inceleyebilirsiniz.

British Invasion in Rock – doremusic Spotify Playlist

Oasis’in stadyumları tek bir yürek haline getiren devasa marşlarından, Blur’ün sanat okulu esintili dahi pop-rock yürüyüşlerine, Pulp’ın sınıf manifestolarından 60’ların o köklü British Invasion gitar geleneklerine kadar uzanan, adanın en ikonik tınılarını senin için bir araya getirdik. Stüdyonda yeni bir parça kurgularken, vintage tonlar ararken ya da o cool İngiliz rüzgarını odana davet etmek istediğinde bu özel playlist sana yol arkadaşlığı yapacak:

Yorum yapın

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin